Bir intihar haberinin düşündürdükleri

Geçtiğimiz Perşembe bilgisayarımın başındayım. Çalışıyorum. 14:38’de bir e-mail geldi. Konu: “Fatih  Terim İntihar etti.” Kim göndermiş? Milliyet İnternet. Yani bir haber sitesi. Hemen Milliyet’in sitesine girdim. Baktım. Ana sayfanın ortalarında, Fatih Terim’in kocaman bir fotoğrafı ve üzerinde de büyük harflerle “Fatih Terim intihar etti” diye yazıyor. Hemen  fotoğrafı tıklayıp, haberi okumak istedim. Haber sayfası açılınca, bu ifadenin bir spor yazarının yorumu olduğunu anladım. Galatasaray, önceki gece Real Madrid’e 3-0 yenildiği için Milliyet Gazetesi’nden Uğur Meleke “3-5-2 intiharı” başlıklı bir yazı yazmış. Milliyet sitesinin editörleri bunun yeterince ilgi çekmeyeceğini düşünmüş olmalılar ki, başlığı “Fatih Terim intihar etti” diye değiştirmişler. Milliyet sitesinin editörlerini bu üstün habercilik başarılarından dolayı geç de olsa tebrik ediyorum. Bu arada medya etiğinin ruhuna da Fatiha okuyorum!

mail


 

Türkçe yayın yapan haber sitelerinin çoğunda milliyet.com.tr’dekine benzer sansasyonel başlıklar atılıyor. Amaç tabii ki ziyaretçilerin ilgisini çekmek ve daha çok “sayfa gösterimi sayısı”na ulaşmak. Örneğin Bu hafta başında hurriyet.com.tr’de şöyle bir haber vardı: “Şarkıcı Çelik’i vurdular – arkadaşları hastaneye koştu”… Haberi okumak için tıklayınca, Bunun bir arşiv haberi olduğunu görüyorsunuz. Okuyucunun dikkatini ilginç bir başlıkla çekebilmenin bir başarı olduğunu kabul ediyorum, fakat bunu yaparken ölçüyü kaçırmamaya da dikkat etmek gerekiyor.


Bu  yazıyı, Nisan 2013’te GS – Real Madrid maçının oynandığı hafta yazmıştım. Maç artık geçmişte kaldı. Fakat bu habercilik anlayışı devam ettiği için tekrar yayımlamak istedim.

Bu konuda görüşlerinizi yazın