88 yıl önce bugün (20 Ekim 1921) TBBM, Fransa ile Ankara Antlaşması’nı imzaladı. Bu antlaşma ile milli emellerimiz, ilk defa olarak bir Batı Devleti tarafından tanınmış oldu.
“Diplomatik zaferler askeri zaferleri izler”. Bu kuralın Milli Mücadele sırasındaki somut örneklerinden biri, 20 Ekim 1921’de TBMM’nin Fransa ile imzaladığı Ankara itilafnamesidir (antlaşma).
Bu antlaşmaya yol açan olayları şöyle özetleyebiliriz. Mondros Mütarekesinden sonra Adana ve çevresi Fransızlar tarafından işgal edildi. Daha sonra İngiltere ve Fransa arasında yapılan antlaşma ile Antep, Urfa ve Maraş İngilizler tarafından Fransa’ya bırakıldı. Fransa Ermenilerle işbirliği yaptı ve dışarıdan Ermeni göçmenler getirerek zorla Türk köylerine yerleştirildi. Bunun üzerine Türk halkı oluşturduğu silahlı güçlerle direniş göstermeye başladı. Böylece Fransa bu bölgelerde kalamayacağını anladı.
Birinci ve İkinci İnönü Savaşlarının kazanılması, Rusya ile Moskova Antlaşmasının yapılması ve Güney Cephesinde “Kuvayı Milliye”nin gösterdiği şanlı direniş üzerine Fransız Hükümeti, eski bakanlardan Franklin Bouillion’u Sakarya Savaşı öncesinde Ankara’ya yolladı. Franklin Bouillion ile görüşmeleri bizzat Mustafa Kemal yaptı. Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey ile Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa’da zaman zaman bu görüşmelere katıldı.
Mustafa Kemal “Misak-ı Milli” çerçevesi dışında bir antlaşma yapılamayacağını söylüyordu. Fakat Bouillion, Sevr Antlaşması çerçevesinde bir Antlaşma yapmak istiyordu. Ancak Mustafa Kemal, kesin tavrını ortaya koydu. Osmanlı Devletinin yerine yeni bir devletin kurulduğunu, bu devletin tam bağımsız olmayı hedeflediğini ve buna uygun olmayan herhangi bir barış antlaşmasını kabul etmeyeceğini belirtti.
Nitekim Mustafa Kemal, Büyük Nutukta bu konuda şöyle demektedir; “Franklin Bouillion ile günlerce konuştuk. Fakat, Fransa hükümeti ile Türk Milli Hükümeti arasında kesin anlaşma kararını tespit edebilmek için biraz daha zaman geçmesi zaruri oldu. Neye intizar olunuyordu (bekleniyordu)? İhtimal ki Türk Milli varlığının, Birinci ve İkinci İnönü zaferlerinden sonra daha büyücek bir eserle teyid edilmiş olmasına…” Gerçekten Franklin Bouillion’un kesin karara vararak imza ettiği Ankara Antlaşması, Sakarya Zaferinden tam 37 gün sonra, 20 Ekim 1921′de vücut bulmuş bir vesikadır.
Bu antlaşma ile siyasi, askeri, iktisadi ve diğer hususlarda egemenliğimizden hiçbir şey feda etmeksizin, vatanımızın kıymetli parçalarını işgalden kurtarmış olduk. Bu antlaşma ile milli emellerimiz, ilk defa olarak bir Batı Devleti tarafından tanınmış oldu.
13 Maddelik bu antlaşma ile, İtilaf Devletleri arasında bölünme olmuş, Güney sınırlarındaki savaş sona ermiş, bu bölgedeki güçler Batı cephesine kaydırılarak, bu cephe kuvvetlendirilmiş, Fransa çekilirken de bir çok silah ve cephanesini Türklere bırakmıştır.
(Bu yazı İsmet Giritli‘nin Kısa Türk Devrim Tarihi isimli kitabından özetlenerek alınmıştır.)




