ABD’nin ulusal sembolü hindi olacaktı!

Geçtiğimiz hafta ABD’de Şükran Günü kutlandı.  Ülkemizde de geleneksel Kasım sonu kampanyası başladı: “İngilizce’de hindiye ‘turkey’, Türkiye’ye ‘Turkiye’ denilsin!”

16. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin giderek güçlenmesi Avrupa devletlerini endişelendiriyordu. Özellikle İstanbul’un fethedilmesinden sonra Doğu’dan gelen ticaret malları Türklerin kontrolüne geçmişti. Batılı devletler, özellikle İspanyollar ve Portekizliler altın, gümüş, ipek ve baharatı Türklere bağımlı olmadan elde edebilmek için yeni yollar aramaya başladılar. Zengin doğu ülkeleriyle ticaret yapabilmek için iki yoldan arayışa geçtiler:

  1. Afrika’nın güneyinden dolaşıp Hindistan’a ulaşmak. Bu yolu benimseyen  Barthelemy Diaz 1487 yılında Ümit Burnu’na ulaştı. Daha sonra 1498’de Vasco da Gama Hindistan’a ulaştı.
  2. Sürekli batıya gitmek suretiyle Hindistan’a ulaşmak. Bu görüşü benimseyenler Dünyanın yuvarlak olduğuna inananlardı. Kristof Kolomb da bunlardan biriydi.

1492’de İspanya kraliçesi Isabella, Kristof Kolomb isimli bir denizcinin yapacağı seferin tüm masraflarını üstlendi. Kolomb’un amacı sürekli Batı’ya giderek Hindistan’a ulaşmaktı. Kraliçenin kendisine verdiği üç gemiyle yola çıkan Kolomb, Ekim 1492’de Amerika kıtasına ulaştı. Fakat Kolomb yeni bir kıtaya ulaştığını anlamamıştı. Kolomb, Asya’ya geldiğini sanıyordu. Bu nedenle de bu topraklara “Indies” (Batı Hint Adaları) adını verdi.

İngiltere’nin hindiyle tanışması

1530’larda, İngiliz sofralarında yeni bir kümes hayvanı yer almaya başlamıştı. Bu, kazdan biraz daha büyük bir kuştu. Bu iri kuş İngiltere’ye Doğu Akdeniz’de çalışan tüccarlar tarafından getiriliyordu. O dönemlerde Akdeniz, Osmanlı hakimiyetinde olduğu için, oradan gelen tüccarlar da ancak Türk olabilirdi. Tabii onların getirdiği kuş da Türkiye’den geliyor olmalıydı. Böylece bu kuşa  “Türkiye kuşu” (Turkey bird) adı verildi. Türkiye kuşu birkaç yıl içinde çok sevilen bir yemek haline geldi. Zamanla “Türkiye kuşu”na kısaca “Türkiye” (Turkey) demeye başladılar.

Aslında bu kuşun Türkiye’den geldiğini düşünen yalnızca İngilizlerdi. Onların dışındaki hemen herkes Türkler de dahil olmak üzere bu kuşun Hindistan’dan geldiğini kabul ediyordu.

Fakat hindinin anavatanı ne Türkiye ne de Hindistan’dı. Hindi’nin asıl memleketi bugünkü Meksika topraklarıydı. O yıllarda bu toprakların adı “Yeni Hint”ti. Karışıklık da bu isim benzerliğinden kaynaklanıyordu. İspanyollar bugünkü Meksika topraklarına geldikten sonra hindi evcilleştirildi ve Avrupa’ya götürüldü. Bu nedenle de birçok Avrupa dilinde hindiye “Hint kuşu” anlamına gelen isimler verildi. Fakat işin en komik tarafı; Hindistan’ın Avrupalılardan yüz yıl kadar sonra hindiyle tanışmasıydı.

ABD’nin sembolü hindi olacaktı!

İngiliz dili argosunda “turkey” kelimesi “aptal, salak” gibi anlamlara geliyor. Bu yüzden İngilizce’de hindi anlamına gelen turkey’in, Türkiye için de kullanılması bizi rahatsız ediyor. Bu konu yaklaşık 20 yıldır özellikle ABD’deki şükran günü kutlamaları sırasında gündeme geliyor. Çünkü şükran günü sofralarının en önemli yemeği hindi.

Antik çağlardan itabaren insanlar kartalı cesaret ve güç sembolü olarak gördükleri için, Avrupa’nın pek çok ülkesinde kartal, devlet sembolü olarak kullanıldı. Amerika kıtasına özgü bir cins olan beyaz başlı kartal, 1782’de ABD’nin ulusal sembolü olarak kabul edildi. Fakat ABD’nin önemli devlet adamlarından Benjamin Franklin hindinin çok daha iyi bir sembol olacağını düşünüyordu. Ona göre kartal her yerde bulunan bir kuştu. Ayrıca Avrupa’da birçok devletin sembolü olarak kartal kullanılıyordu. Bu yüzden ABD için Amerika topraklarına özgü bir hayvan, sembol olarak seçilmeliydi. Bu da en iyi hindi olabilirdi. Yani bugün Türkiye ve hindi için aynı kelimeyi kullanıyorlar diye kızdığımız ABD’liler, ulusal sembolleri yapabilecek kadar bu hayvana değer veriyorlardı.

İngilizler ilk başlarda hindiye “Turkey bird” (Türkiye kuşu) diyorlardı. Hatta ünlü İngiliz oyun yazarı William Shakespeare, V. Henry isimli oyununda hindi için “turkey-cock”  (Türkiye horozu) ifadesini kullanmıştır.

Turkey’in hindi anlamında kullanılmasının yaklaşık 450 yıllık  geçmişi var. Kelimenin Türkiye anlamında kullanılması ise çok daha eskilere dayanıyor. Eğer bir kampanya düzenleyeceksek bunun amacı, yüzlerce yıllık bir kelimenin değiştirilmesini istemek olmamalı. Bu kampanyanın amacı hindiye “turkey” yerine eskiden olduğu gibi “turkey bird” (Türkiye kuşu) ya da  “turkey-cock” (Türkiye horozu) denmesini sağlamak olmalıdır.

Barış Özkök’ün bu yazısı 2 Aralık 2007 tarihinde Akşam Gazetesi’nde yayımlandı.

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın