Bir zamanlar yaşlı bir yazar varmış. En sevdiği şey, çalışmaya başlamadan önce sahilde yürüyüş yapmakmış. Büyük bir fırtınanın ertesinde yine günlük yürüyüşünü yapmak için sahile gitmiş. Kumsal fırtınanın kıyıya sürüklediği deniz yıldızlarıyla doluymuş. 

Adam ileride küçük bir çocuk görmüş. Çocuk sürekli yere eğilip bir şey alıyor, sonra da denize fırlatıyormuş. Adam biraz onu seyrettikten sonra, “Günaydın” diye seslenmiş. “Deminden beri seni izliyorum. Ne yaptığını bana söyler misin?”

“Denizyıldızlarını denize atıyorum. Yoksa öğlen olduğunda güneşin altında kuruyup ölecekler.”

“Fakat kıyıya vurmuş yüzlerce deniz yıldızı var. Senin bu çabanın işe yarayacağını pek sanmıyorum.”

Bunun üzerine çocuk tekrar yere eğilip bir deniz yıldızı daha almış. Onu denize fırlatırken de şunları söylemiş: “Fakat onun işine yaradı!”

Hepimizin olumlu değişiklikler yaratacak gücü var. Fakat çoğunlukla “zaten o kadar yoğun çalışıyorum ki, kendime bile zaman ayıramıyorum. Üstelik benim tek başıma yapacağım ne olabilir ki…” diyoruz. Evet tek başımıza açlık, işsizlik ve benzeri sosyal sorunları çözemeyiz. Tüm dünyayı değiştiremeyiz. Fakat en azından onun bir parçası olan bir insanın dünyasında olumlu değişiklikler olmasını sağlayabiliriz.

0 yorum yapılmış

Bu yazı için bir yorum yapın

Bu yazı hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Aşağıdaki formu kullanarak düşüncelerinizi diğer ziyaretçilerle paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir