Bir su baskının ortaya çıkardığı sır

Erzincan’ın Kemah ilçesindeki 900 yıllık bir mumyanın hikayesini önceki hafta yazmıştım. Bu hafta ise İstanbul’un Fatih ilçesinden ilginç bir hikaye var…   

Fatih Camii’nin avlu kapısı

Fatih Sultan Mehmed, 1481’de Sultan Çayırı’ndaki otağında vefat ettiğinde henüz 49 yaşındaydı. Onun saltanatında onyedi devlet, iki yüzden fazla da şehir fethedilmişti. Bu büyük sultan öldüğünde Hıristiyan dünyasındaki tüm kiliselerde şükür duaları yapılmıştı. Çünkü Fatih Sultan Mehmed 10 sene daha yaşamış olsaydı, dünya tarihi çok farklı bir şekle girmiş olabilirdi.

Sadrazam, padişahın ölümünü askerden gizlemek istediği için; onun alelacele tahnit edilen naaşını, bir tabut içinde gizlice arabaya koydurmuş ve İstanbul’a götürmüştü. Fakat kısa bir süre sonra asker acı haberi öğrendi. Pendik ve Kartal iskelelerinden kayıklara binen askerler Galata’da Kurşunlu Mahzen önüne çıktılar. Üsküdar’a karadan gelmiş olanlar da gemilerle İstanbul’a geçtiler. Askerler tarafından sarayı basılan Sadrazam Mehmed Paşa öldürüldü. Ardından Yahudi mahalleleri yağma edildi. Bazı İstanbul zenginlerinin konakları soyuldu. Sonunda Fatih tarafından İstanbul muhafızı olarak görevlendirilmiş olan İshak Paşa askeri yatıştırmayı başardı.

Babasının ölümü haberini alan Şehzade Bayezid 21 mayıs pazartesi günü Üsküdar’a geldi. İshak Paşa’yı sadrazam yaptı. Ertesi gün de muhteşem bir alayla Fatih Sultan Mehmed’in cenazesi kaldırıldı. Cenaze önce siyah matem elbiseleri giymiş olan yeni padişah Sultan Bayezid ve vezirler tarafından taşındı. Onların ardından âlimler ve şeyhler taşımaya devam ettiler. İstanbul halkının feryat ve figanı arasında cenaze, Fatih Camisinin musallasına götürüldü. Cenaze namazını Şeyh Vefa kıldırdı ve bu büyük padişah hayattayken hazırlattığı türbesine bırakıldı.

Fatih’in gizlenen mumyası

Şehzade Bayezid’in İstanbul’a gelmesi beklendiği için, Fatih Sultan Mehmed’in tahnit edilen naaşı 22 Mayıs salı gününe kadar, yani yirmi gün İstanbul sarayında kalmıştı. Rivayete göre bu süre içinde Fatih’in mumyası yapılmıştır. Reşad Ekrem Koçu, Fatih Sultan Mehmed isimli kitabında, mumya hakkında bir rivayetten söz eder:

“II. Abdülhamid devrinde, bir yıl, Fatih civarından geçen ana su yolları patlamış, semtin geniş bir kısmında evlerin bodrumlarını su basmış, semt halkından birkaç kişi de rüyalarında büyük şehrin fatihini görmüşler, Sultan Mehmed: “Boğuluyorum!.. Beni kurtarın!..” demiş. Rüyalar kahvehane sohbetlerine düşmüş, hafiyeler de saraya jurnal vermişler; padişahın vehmi malum, büyük ceddinin kabrini gizlice açtırmaya karar vermiş, bu işi de gizli olarak Fatih İtfaiye Kumandanı Mehmed Paşa’ya havale etmiş…

Fatih Sultan Mehmed’in türbesi

Mehmed Paşa gördüklerini hiçbir yerde söylemeyeceklerine güvendiği kimselerle işe başlamış; türbede sanduka kaldırılmış, kabir kazılmış, fakat üç metreden fazla derinliğe inildiği halde Fatih Sultan Mehmed’e ait hiçbir iz bulunamamış… Nihayet karşılarına bir demir kapak çıkmış, kapağı kaldırınca bir taş merdiven görmüşler… Aşağı inmişler, gayet büyük bir mahzenin ortasında büyük bir mermer, mermerin üstünde de Fatih’in tabutu duruyormuş (?). Tabut açılmış, içinde, koca Fatih’in mumyasını görmüşler… Yüz, tazeliğini olduğu gibi muhafaza ediyormuş, Mehmed Paşa meseleyi Abdülhamid’e arz etmiş, o da, her ne sebeptense, mahzenin, yolun ve kabrin derhal kapatılmasını ve gördüklerinden kimseye bir şey söylenmemesini tekrar tekrar emir ve tembih etmiş…

Fakat Mehmed Paşa bu tarihî sırrı muhafaza edememiş, yakın dostu Damad Şerif Paşa’ya nakletmiş, o da şair Yahya Kemal’a söylemiş…” Reşad Ekrem Koçu da bu rivayeti, Yahya Kemal’den öğrenmiş.

Fatih Sultan Mehmed nerede yatıyor?

Fatih Camii, Havvariyun (Ayii Apostoli) Kilisesi’nin yerine yapılmıştı. Bu büyük kilisenin altında da birçok dehlizler, yeraltı yolları ve mahzenler vardı. Bu camii büyük bir depremde yıkılınca, 1771’de yeniden yapıldı. Yeni camii eskisinden çok daha büyük olarak inşa edilmişti. Sultan Mehmed’in kendi zamanında yapılan türbe de caminin mihrabı yerine rastlamış olabilir. Bugünkü türbe de sembolik bir türbe olarak inşa edildi. Yani Fatih Sultan Mehmed aslında türbesinde değil, Fatih Caminin mihrabı altında yatıyor olabilir. Zaten yine bir rivayete göre camideki imamlar, kaza eseri bir sureyi yanlış okurlarsa, yer altından bir ses gelir ve hatayı düzeltirmiş…

 

Fatih Cami ve Fatih Sultan Mehmet türbesi

İstanbul’un Fatih semtinde bulunan Fatih Cami, Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır. 1463’te inşaata başlanmış ve 1470 Ocak ayında bitmiştir. Mimarı Sinanüddin Yusuf bin Abdullah’tır. 1766 depreminde zarar gördüğünden; Fatih Cami, III. Mustafa tara­fından 1767–1771 senelerinde Mimar Mehmed Tahir Ağa’ya yeniden yaptırılmıştır.

Fatih Sultan Mehmet Türbesi, mihrap önün­dedir. 1766 depreminden sonra, yine eski yerine ve eski temeller üzerine Barok stilde 1766 yılında yeniden yaptırılmıştır. Türbe içindeki kalem işleri türbe kapısı üstündeki dalgalı saçak sonraki devirlerde yapılmıştır. Yine bu mahalde Fatih’in zevcesi ve II. Beyazıt’ın annesi Gülbahar Hatun’un türbesi bulunmaktadır.

 

Barış Özkök’ün bu yazısı 24 Ağustos 2008 tarihinde Akşam Gazetesi’nde yayımlandı.

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın