Şu soruları cevaplayın:

  1. Dünyanın en zengin beş kişisinin adları nedir?
  2. Heisman Kupası’nı son olarak kazan beş kişi kimdir?
  3. Miss Amerika yarışmasını en son kazanan beş kişi kimdir?
  4. Nobel ya da Pulitzer ödüllerini kazanan 10 kişinin adlarını söyleyin.
  5. Son beş yılda en iyi aktör ve aktris dallarında Akademi Ödülleri’ni kazanan oyuncular kimlerdir?

Bu soruları neden cevaplayamıyoruz? Buradaki önemli nokta şu, hiçbirimiz geçmişteki önemli olayları hatırlamayız. Bunlar önemsiz başarılar değildir. Kendi alanlarında en iyi isimlerdir. Fakat alkışlar kesilir, kupalar kararır ve başarılar unutulur. Ödüller ve sertifikalar sahipleriyle birlikte toprağa gömülür.

Şimdi şu soruları cevaplayın.

  1. Eğitim hayatınızda size yardım etmiş olan birkaç öğretmeninizin ismini sayın.
  2. Zor bir zamandan size yardım etmiş olan üç arkadaşınızın ismini söyleyin.
  3. Size gerçekten değerli bir şey öğreten beş kişinin adını sayın.
  4. Sizi gerçekten değerli ve özel hissettiren birkaç kişinin adını söyleyin.
  5. Beraber zaman geçirmekten hoşlandığınız beş kişinin adını sayın.

Daha kolay değil mi?

Alınacak ders: Hayatınızda değişiklik yaratan insanlar, nüfuzlu, en çok parası olan, en büyük ödüllere sahip olan kişiler değildir. Onlar sizi önemseyen kişilerdir.

***

Ülkemizde internetin yaygınlaşmaya başladığı yıllarda e-mail grupları çok popülerdi. Ben de bunlardan birkaçına üyeydim. Yukarıda okuduğunuz yazı da 2000’lerin başında bana bu şekilde ulaşmıştı. Gerçekten Charles Schulz’a mı ait maalesef öğrenemedim. Kimin tercüme ettiğini de bilmiyorum. Fakat ben bunun gerçekten Charles Schulz’a ait olduğunu kabul ederek, onun hakkında kısa da olsa yazmak istiyorum.

22 Kasım 1922’de Amerika’da dünyaya gelen Charles Schulz küçük yaşlardan itibaren çizmeye başladı. Schulz’un 1950’de çizmeye başladığı Peanuts (Fıstıklar) isimli çizgi bant, onun çoğu karikatüristin rüyasında bile göremeyeceği bir başarıya ulaşmasını sağladı. Ocak 2000’de sağlık problemlerinden dolayı emekliye ayrılacağını açıklayan Schulz aynı yılın Şubat ayında öldü. 

Peanuts ekibin önemli üyelerinden Charlie Brown, “kaybedenler kulübü”nün daimi üyesidir. Uçurtmasını bir kez olsun ağaç dallarına takmadan uçuramamış, hiçbir maçta topu doğru düzgün atamamış bir anti kahramandır. Ama her başarısızlığını da “Good Grief” (Aman Yarabbi) diye şaşkınlıkla karşılamaktan da vazgeçmez.

Bir “Peanuts” bölümünde Charlie Brown ve arkadaşı Patty bir ağacın altında oturmaktadır. Patty, Charlie’ye “Güvenlik sence nedir, Chuck?” diye sorar.

“Güvenlik?…  Küçük bir çocukken annen ve babanla bir yere gidersin. Gece olunca arabayla eve dönersin; arka koltukta uyuyabilirsin. Hiçbir şey için tasalanman gerekmez. Annenle baban ön koltuktadır ve onlar senin için her şeyi düşünürler. Her şeye dikkat ederler.”

“Bu gerçekten harika.”

“Fakat bu sonsuza kadar devam etmez. Birdenbire büyürsün ve bunu bir daha asla yaşayamazsın!”

“Asla mı?”

“Kesinlikle”.

“Elimi tut Chuck.”

Charles Schulz böyle bir çizgi bant karesini çizmiş büyük bir filozoftu. “Charles Schulz felsefesi” adıyla okuduğunuz yazının ona ait olması size de hiç mantıksız gelmiyor değil mi?

Doğan Kitap ve İnkılap Yayınevi tarafından üç kitabı yayımlandı. Eğlenceli Türk Tarihi isimli kitabı üç baskı yaptı. Akşam, Tercüman, Vatan ve Posta gazetelerinde yazar olarak çalıştı.

1 yorum yapılmış

Bu yazı için bir yorum yapın

Bu yazı hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Aşağıdaki formu kullanarak düşüncelerinizi diğer ziyaretçilerle paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir