Facebook’tan önce “Operation Match” vardı

[vc_row][vc_column width=”1/2″][vc_column_text]Geçtiğimiz haftalarda gündemde, popüler sosyal paylaşım sitesi Facebook ve kurucusu Mark Zuckerberg vardı. Önce Facebook’un halka arzı, ardından Zuckerberg’ün evliliği ve son olarak Facebook’un borsada işlem gören hisselerinin hızla değer kaybetmesi, dünya medyasında geniş yer buldu.

Zuckerberg, Harvard Üniversitesi’nde okurken, Facebook’u kurdu. Fikir güzeldi. Hedef kitle, üniversite öğrencileriydi. Fakat Facebook o kadar tuttu ki, bunun artık öğrencilerle sınırlı kalması mümkün değildi. Hikayenin gerisini zaten biliyorsunuz: Facebook artık dünya çapında bir sosyal ağ;  Zuckerberg ise dünyanın en genç dolar milyarderi.

Harvard’lı iki öğrenci de Zuckerberg’den kırk yıl önce, benzer bir sistem kurmuş ve kısa zamanda 3 milyon dolarlık bir ciroya ulaşmışlardı.[/vc_column_text][vc_single_image image=”226″ img_size=”large”][/vc_column][vc_column width=”1/2″][vc_column_text]Harvard’lı kafadarlar

1965 yılında Harvard’lı iki öğrenci  Jeff C. Tarr ve Vaughan Morrill ortak bir iş yapmaya karar verirler. Yapacakları şey, bilgisayar aracılığıyla birbirine uygun kişileri tespit edip, tanışmalarını sağlamaktır. Amaçları para kazanmaktan çok, biraz eğlenmek ve güzel kızlarla tanışmaktır.

Jeff ve Vaughan soru formlarını hazırlar. Bunlar programa katılmak isteyen kişiler tarafından, 3$ karşılığında doldurur. Fakat küçük (!) bir problemleri vardır, o da İki arkadaş da bilgisayardan anlamamasıdır! Ama şansları yaver gider ve ihtiyaç duydukları yazılımı, 100$ karşılığında hazırlatırlar. Bu yazılım ile formlarlaki bilgiler, punç kartlarına aktarılır. (Punç kartları 1970’lere kadar dijital bilgi depolamak için yaygın bir biçimde kullanılmıştır. Üzerlerine delikler açılırdı. Herşey karttaki deliklere göre belirleniyordu.) Tarr ve Vaughan kartlardaki bilgiyi değerlendirmek için bir bilgisayar kiralarlar. Yaklaşık elli yıl önce bilgisayarların bu kadar yaygın olmadığını ve sıradan bir bilgisayarın kamyonet büyüklüğünde olduğunu hatırlatayım. Altı haftalık bir çalışmanın ardından da ortaya bir liste çıkar. Bu liste, kimin kimle eşleştiğini göstermektedir. Eşleşenlere birer mektup gönderirler. Bunlarda insanların eşleştikleri kişinin adı, telefon numarası vardır.

“Operation Match” adını verdikleri sistem oldukça ilgi görür. Sadece 9 ayda 100 bin kolejli genç form doldurur. Bu da 300 bin $ demektir. Tarr, radyo ve televizyondaki şovlara katılmaya başlar. Dergilerde röportajları yayımlanmanır. 1968’de “Operation Match”i sattıklarında 1 milyondan fazla kişiye hizmet vermiş bulunuyorlardı. Birçok insan da bu sistem sayesinde evlenmişti. Tabii bu arada işin bir başka boyutu daha var. 3 milyon $ civarında bir ciro, iki yıllık part-time bir iş için, hem de o yıllarda hiç de fena bir rakam sayılmaz!  [/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]Bu yazı Haziran 2012’de Vatan Gazetesi’nde  yayımlanmıştır.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Bu konuda görüşlerinizi yazın