Yolculuklarımızda bize eşlik eden bisküvilerin ikinci yüzyılda Roma’ya kadar uzanan bir tarihi olduğunu biliyor muydunuz?

Bisküvi kelimesi, eski Fransızca’daki bescuit’ten ortaya çıkmıştır. Bu da Fransızca’ya Latince’den girmiştir. Latince’de bis “iki kez” anlamına gelmektedir. Coctus, pişirmek anlamındaki coquere fiilinin geçmiş halidir. Yani bisküvi kelimesi “iki kez pişmiş” anlamına gelmektedir. Çünkü bisküviler iki aşamalı olarak pişiriliyordu: İlk önce yüksek ısıda pişiriliyordu ardında da düşük ısılı bir fırında kurutuluyordu.

Avrupa’da 17. ve 18. yüzyıllarda, fırıncılık çok sıkı bir şekilde denetlenen bir meslekti. Fırıncı olabilmek için insanların çıraklık ve ustabaşılık aşamalarından geçmesi gerekiyordu. Bu aşamaları geçen kişi en sonunda baş fırıncı olabiliyordu.

On dokuzuncu yüzyılda Endüstri devrimiyle beraber teknoloji de gelişti ve fırıncıların daha çeşitli unlu mamüller üretmeye başladı. Bisküviler de çeşitlendi. Fakat asla bisküvide kullanılan ana maddeler değişmedi: buğday unu, şeker ve yağ.

Bu yazı 2005 yılında Halk’a ve Olaylara Tercüman gazetesinde yayımlandı.

 

 

0 yorum yapılmış

Bu yazı için bir yorum yapın

Bu yazı hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Aşağıdaki formu kullanarak düşüncelerinizi diğer ziyaretçilerle paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir