Her Kelimenin Bir Hikâyesi Var: Duman

Eski zamanlarda dini törenlerde etrafın güzel kokmasını sağlamak için yakılan kokulu maddelere tütsüg denilmekteydi. Tütsüg kelimesi günümüzde tütsü’ye dönüşmüştür.

Et ve balık gibi yiyeceklerin saklanması için tütsü dumanına tutulması işlemine tütsüleme denir. Tütsü ile kurutulmuş et ve balığa ise füme denilmektedir. Füme yapma işlemi tütsü odasında bir gün boyunca sürer. Latince’de fumar kelimesi “tütmek, duman çıkarmak” anlamına gelmektedir. Zaten füme kelimesinin kökeni de budur. Fumar ise duma kelimesinden ortaya çıkmıştır. Kutsal hindu metinlerinin yazıldığı dil olan Sanskrit’te duma kelimesi duman anlamına geliyordu. Eski Türkçe’ye ve eski Almanca’ya tuman olarak giren bu kelime günümüz Türkçesinde ise duman olarak kullanılmaktadır.

İçerdiği küçük karbon parçacıkları nedeniyle görülebilen ve bir maddenin yanması sonucu ortaya çıkan koyu renkli gaza duman denmektedir. Türkçe’de dumanı üstünde, duman etmek, duman olmak, duman yapmak gibi duman kelimesini içeren birçok deyim vardır.

 

Barış Özkök’ün bu yazısı 2005 yılında Halk’a  ve Olaylara Tercüman Gazetesi’nde yayımlandı.

 

 

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın