Paris’teki  Hotel-de-Ville Meydanı’nın adı 1806 yılına kadar Gréve Meydanı’ydı. V. Charles’ın krallığı sırasında ve Restorasyon devrinde idam hükümleri burada infaz edilirdi. 14. yüzyıldan itibaren de işçiler ve işşizler bu meydanda bir araya gelerek gösteriler yapmışlardı. Meydanın adından dolayı burada yapılan eylemler zamanla grev olarak adlandırılmaya başlanmış.

Grev, iş bırakma demektir. İşçilerin aralarında anlaşarak bir işyerinde ya da iş kolunda faaliyeti durdurmasıdır. İşçilerin başka bir işyerindeki grevi desteklemek için yaptıkları eyleme ise “dayanışma grevi” denir. İşçilerin işyerinde ayrılmadan, işi bırakmasına ise “oturma grevi” denilmektedir.

Tüm tarih boyunca herhalde en önemli politik grev dalgası Rusya’da 1917’de gerçekleşenidir. Bu grevler Bolşevikler tarafından yapılan ihitilalci hareketlerin sonucuydu. Bu grevlerin,  Rus monarşisinin Mart 1917’de  yıkılmasında büyük etkisi oldu.

Türkiye’de grev hareketleri ilk kez 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra görülmüştür. 1872 – 1900 yılları arasında yapılan bu grevler ideolojik amaçlı değildir.

Barış Özkök’ün bu yazısı 2005 yılında Halk’a ve Olaylara Tercüman Gazetesi’nde yayımlandı.

 

Doğan Kitap ve İnkılap Yayınevi tarafından üç kitabı yayımlandı. Eğlenceli Türk Tarihi isimli kitabı üç baskı yaptı. Akşam, Tercüman, Vatan ve Posta gazetelerinde yazar olarak çalıştı.

0 yorum yapılmış

Bu yazı için bir yorum yapın

Bu yazı hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Aşağıdaki formu kullanarak düşüncelerinizi diğer ziyaretçilerle paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir