Her Kelimenin Bir Hikâyesi Var: Judo

Onuncu yüzyılda ortaya çıkan samuraylar, feodal Japonya’da savaşçı sınıfında yer alan kişilerdi. Onların özel yasal pozisyonları 1868’de kaldırıldı fakat samurayların hükümet, polis ve ordu üzerindeki etkisi, II. Dünya Savaşı’na kadar devam etti.

Onyedinci yüzyılda jujitsu denilen bir dövüş tekniği Japon samuray savaşçıları tarafından çok seviliyordu. Jujitsu’da eller kullanılıyordu ve mümkün olursa birkaç silaha da yer veriliyordu. 19. yüzyılın sonlarında samurayların ortadan kalkmasıyla jujitsunun popülaritesi azaldı. Fakat bu tekniğin bazı hareketleri judo adı verilen başka bir dövüş tekniğinde kullanılmaya başlandı. Judo’nun da Jujitsu’nun da kökeninde “ju” kelimesi vardır. Çince’de Ju, “yumuşak ve nazik” anlamına gelmektedir. Judoda temel amaç rakibin sinirini ve gücünü kendine karşı kullanmaktır.

1951 yılında Uluslararası Judo Federasyonu kurulmuş, beş yıl sonra da ilk Judo Dünya Şampiyonası düzenlenmiştir. 1964 yılında Japonya olimpiyatlara ev sahipliği hakkını kazanmıştır. Olimpiyatlardan 1968 yılında Meksika’da çıkartılan judo daha sonra 1972 yılında Münih’te tekrar dahil edilmiştir.

 

Barış Özkök’ün bu yazısı 2005 yılında Halk’a ve Olaylara Tercüman Gazetesi’nde yayımlandı.

 

Bu konuda görüşlerinizi yazın