Her kelimenin bir hikayesi var: karikatür

Karikatür, bir kimsenin belirli bir fiziksel özelliğinin, giysisinin ya da davranışlarının güldürücü bir etki yaratması için abartılarak resmedilmesidir. Karükatür kelimesi İtalyanca “fazla yüklemek, abartmak” anlamına gelen caricare fiilinden ortaya çıkmıştır. Karikatür, aynı zamanda politik, sosyal ya da dini durumları, gelenekleri veya toplumun çeşitli sınıfları ya da grupları tarafından yapılan eylemleri mizahi bir yoldan eleştirmek için de çizilir. Karikatürün amacı genellikle güldürmek olsa da özellikle politik karikatürlerde hiciv daha ön plan çıkar.

Dilimizde ilk zamanlarda İtalyanca caricatura’dan dolayı karikatür yerine karikatura kelimesi kullanılmıştır. Hatta bir dizgi yanlışı nedeniyle kalikatura şeklinde aktarılmış sonraları ise Fransızca karikatür kelimesi benimsenmiştir.

Modern anlamdaki ilk karikatürün ortaya çıkması 16. yüzyılda Carracci ailesi tarafından İtalya’nın Bologna şehrinde kurulan bir sanat okulunda olmuştur. Bu akademinin öğrencileri eğlenmek için sık sık ziyaretçileri birer hayvana benzeterek resmediyordu. Roma’da çalışan gravürcü Pier Leone Ghezzi küçük bir ücret karşılığında turistlerin karikatürlerini çizerek Carraci geleneğini sürdürdü.

Türkiye’deki ilk mizah dergisi Teodor Kasap’ın yayınlandığı Diyojen’dir. Tarihimizdeki basılı ilk karikatür de bu dergide 1870 yılında yayınlanmıştır. Fakat bu karikatür imzasız olduğu için kimin tarafında çizildiği bilinmemektedir.

Bu yazı 2005 yılında Tercüman Gazetesi’nde yayımlandı.

 

 

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın