Her Kelimenin Bir Hikâyesi Var: Kasırga

Kasırga kelimesi eski Türkçe’de kullanılan kasırku kelimesinden türemiştir. Kasırku zamanla kasurga’ya en sonunda da kasırga’ya dönüşmüştür.

Herhangi bir araç kullanmadan, sadece rüzgarın etkilerine bakarak rüzgarın hızını ve gücünü saptamak için kullanılan sisteme Beaufort Iskalası denilmektedir. Bu sistem 1806’da İngiliz amirali Francis Beaufort (1774–1857) tarafından bulunmuştur. Bu ıskalada 12 basamak bulunmaktadır. Kasırga, Beaufort ıskalasında 11. sırada yer almaktadır.

Sıcak iklim kuşağında, ani basınç farklarından meydana gelen ve hızları saatte 100 – 150 km’ye kadar ulaşabilen çok şiddetli rüzgarlara kasırga denilmektedir. Kasırgalar daha çok okyanuslar üzerinde oluşurlar. Belirli yollar izleyerek karalara da sokulurlar ve genellikle hortumlara sebep olurlar. Çevrelerine büyük zarar verirler.

Saffir-Simpson ıskalası 1970’lerde Herbert Saffir ve Ulusal Kasırga Merkezi direktörü Robert Simpson tarafından geliştirilmiştir. Bu ıskalada kasırgaların şiddetlerinin ifade edilmesi için 1-5 arasındaki değerler vardır. Puanlama kasırganın hızı ve neden olacağı hasara göre yapılmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de birçok kişinin ölümüne neden olan Katrina kasırgası Saffir-Simpson ıskalasında 4. sırada yer almaktadır. ABD’de 1851 yılından itibaren düzenli olarak kasırgaların kaydı tutulmaktadır. Katrina kasırgası, o tarihten itibaren ABD’de görülen en şiddetli üçüncü kasırgadır. Sadece1935’teki ve 1969’daki kasırgalar Katrina’dan daha şiddetliydi.

Kasırgalardan enlem – boylam belirterek söz etmek yerine; kısa, kendine özgü isimler kullanılması hem yazılı hem de sözlü iletişimde daha az hatanın ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Ayrıca bu tür isimlerin kullanılması iletişimi de hızlandırır. Bu avantajlar özellikle yüzlerce yerde bulunan istasyonlar, sahil üsleri ve denizlerdeki gemiler arasındaki detaylı fırtına bilgisinin iletilmesi sırasında daha da önemli hale gelmektedir.

Batı İndiler’de yüzyılar boyunca, kasırgalara Hırıstiyanlarca aziz sayılan kişilerin isimleri verilmişti. 19. yüzyılın sonlarından itibaren Avustralyalı bir meteorolojist tropik fırtınalara kadın isimleri vermeye başladı. 1953’ten itibaren, Atlantik’te meydana gelen tropik fırtınalar ABD Ulusal Kasırga Merkezi tarafından üretilmiş olan listelere göre isimlendirilmektedir. Bu listeler Dünya Meteoroloji Örgütü’nün uluslarası bir komitesi tarafından güncellenmektedir. Listeler 1979’dan itibaren sadece kadın isimlerinden oluşmaktadır. Daha öncesinde ise kadın ve erkek isimleri sırayla kullanılmaktaydı. Bu listeleri oluşturmak için Q, U ve C harfleri dışında İngilizce alfabede yer alan tüm harflerle başlayan isimler seçildi. Atlantik Okyanusu’na kıyısı bulunan yerlerde en çok konuşulan diller İngilizce, Fransızca ve İspanyolca olduğu için burada ortaya çıkan kasırgalar için bu dillerdeki isimler seçildi.

Dünya Meteoroloji Organizasyonu kasırgalara için altın tane isim listesi kullanmaktadır. Bu listeler her yıl sırayla kullanılır. Yani bu yıl kullanılan isim listesi altı yıl sonra tekrar kullanılacak. Eğer bir fırtına ölümcül olduysa ya da ağır maddi kayıplara yol açtıysa; adının gelecekte başka bir fırtına için kullanılması duyarlı bir davranış olmayacağı için, bu tür fırtınaların isimleri listeden çıkartılır. Eğer böyle bir durum söz konusuysa Dünya Meteoroloji örtgütünün yıllık olağan toplantısında fırtınanın adı listeden çıkartılır ve yerine yeni bir isim konur.

Fırtınalara verilen isimler toplam 126 tanedir. Bu isimler 21’li gruplar halinde sırayla kullanılmaktadır. Eğer bir sene süresince Atlantik kıyılarında 21’den fazla kasırga olur da o seneye tahsis edilmiş olan isimler biterse, bu kasırgalara Yunan alfabesindeki harfler isim olarak verilir: Alfa, Beta, Gamma, Delta…

Barış Özkök’ün bu yazısı 2005 yılında Halk’a ve Olaylara Tercüman Gazetesi’nde yayımlandı.

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın