Her Kelimenin Bir Hikâyesi Var: Lodos

Tarihçi Cevdat Paşa, “İstanbul’da lodos eser yaz olur, poyraz eser kış olur” diyerek  lodosun İstanbul için önemini dile getirmiştir.

Kökeni Yunanca Notos kelimesi olan Lodos, güneybatıdan esen sıcak ya da ılık rüzgarın adıdır. Lodos çoğunlukla çöllerden gelir. Bu nedenle genellikle kurudur. Lodosun “akyel” adıyla bilinen türü toprağın içindeki nemi bile alır. Bu nedenle “Akyel, sarı öküzün nemini bile alır” denmektedir. Lodos rüzgarları Ege ve Marmara  üzerinden geçtiği zaman beraberinde yağışları da getirir. Bundan dolayı İstanbul’da “Lodosun gözü yaşlıdır” denmektedir. Çanakkale Boğazı doğrultusunda esen lodos Marmara’nın Ege’ye olan akıntısını zorlaştırır.  Ege’ye akamayan sular Marmara’da birikir. Bu durum  Marmara’da büyük dalgaların görülmesine neden olur. Bu yüzden  şiddetli ve sürekli lodos deniz ulaşımını olumsuz olarak etkiler.  Lodosun zorluğunu anlatmak için  “Gemi lodosa tutuldu“ denir. Lodos nedeniyle güneye bakan camlar İstanbul’da “lodosa bakan pencereler“ diye tanımlanır. Lodosun İstanbul’daki etkisi sağlık açısından da önemlidir. Lodos, tansiyonlar üzerinde etkili olur. Bizanslılar döneminde lodosun etkili olduğu günlerde resmi işler yapılmıyordu. Osmanlılar döneminde de kadılar lodos olan günlerde karar vermemeye özen gösteriyorlardı.

 

Barış Özkök’ün bu yazısı 2005 yılında Halk’a ve Olaylara Tercüman Gazetesi’nde yayımlandı.

 

Bu konuda görüşlerinizi yazın