Her Kelimenin Bir Hikâyesi Var: Ney

face and hands of beautiful womanAvni Anıl, Ekim 1982’de basılan “Musikimiz Sözlüğü” isimli kitabında Ney’in etimolojisi hakkında şu bilgileri veriyor:

“Sümerce’deki “Na” sözcüğü Farsça’da “Nay”, Arapça’da “Ney” şeklini almıştır. İkisi de kamış anlamındadır. Ney icra eden sanatkara, Neyzen, Nayzen ve Nayi denir. “Zeden” Farsça’da çalan demektir. Neyzen sözcüğünün aslı “Neyzeden”dir. Zamanla neyzen şeklin almıştır.”

Türk müziğindeki en eski nefesli sazlardan biri olan ney çok eski zamanlarda tapınaklarda yapılan ayinlerde kullanılmaktaydı.

Ney, sarı renkli bir cins kamıştan yapılır. Türkiye’de en iyi neylik kamışlar Hatay’da yetişir. Neylik kamışın üzerinde dokuz boğum olması gerekir. Neyde üst boğumun içine yerleştirilmiş olan fildişinden ya da boynuzdan yapılan Baş-Pare adı verilen bir kısım vardır. Ney sesleri bu kısımdan elde edilir. Neyde ilk boğum ağzında ve son boğum ucunda metal bilezikler bulunur. Parazvana adı verilen bu bilezikler çatlamayı önler. Neyde altısı önde, biri arkada olmak üzere yedi delik bulunur. Bir inanışa göre bu delikler insanın kafasındaki yedi deliği temsil etmektedir: gözler (2), kulaklar (2), burun (2) ve ağız (1). Ayrıca neydeki boğumlar da insan gırtlağındaki dokuz halkayı temsil etmektedir.

Ney hem ayakta hem de oturarak icra edilebilir. Mevlevi ayinlerinde Hazreti Mevlana’ya saygıdan dolayı neyzenler ayakta icra etmişlerdir. Tekkelerde ve diğer ortamlarda ise ney oturarak icra edilmiştir.

 

 

Barış Özkök’ün bu yazısı 2005 yılında Halk’a ve Olaylara Tercüman Gazetesi’nde yayımlandı.

 

 

 

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın