Her Kelimenin Bir Hikâyesi Var: Penguen

PenguinsPenguen kelimesinin 16. yüzyılda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kökeni Gal dilinde iki kelimeden meydana gelen pengwyn’dir. Pen “kafa”, gwyn de “beyaz” anlamına gelmektedir. Yani penguen kelimesi aslında “beyaz kafa” demektir. Fakat siyah kafalı bu hayvanlara niye beyaz kafa anlamına gelen penguen isminin verildiği bilinmemektedir.

Penguen, uçamayan 17 deniz kuşu türünün ortak adıdır. Güney yarıkürenin sahil şeridinde, soğuk sularda yaşarlar. İyi yüzücüdürler. Fıçıya benzer vücutları sayesinde suda sürüklenmezler. Daha çok sert bir yüzgeci andıran ince kanatları, yüzerken ileriye doğru ilerlemelerini sağlar. Diğer kuşların kemiklerinin içi boş olmasına karşın penguenlerin kemikleri katıdır.  Bu da onların suyun içine dalıp, orada kalabilmelerini sağlar. Penguenler karaya genellikle üremek için gelirler, bunun dışında genellikle denizdedirler. Hayatlarının yüzde 80’i denizde geçen penguenler tam bir deniz hayvanıdırlar.

Penguenler genellikle soğuk iklim hayvanı olarak düşünülse de sadece Adélie pengueni (Pygoscelis adeliae) ve imparator pengueni (Aptenodytes forsteri) Antartik’in buzlarla kaplı bölgelerinde yaşarlar. En çok penguen türü Yeni Zelanda’da görülür. Burada yedi penguen türü yaşamaktadır. Falkland adaları ise beş penguen türüne ev sahipliği yapmaktadır.

Küçük penguen (Eudyptula minor) olarak adlandırılan penguen türünün boyu yaklaşık 40 cm’dir, ağırlığı ise 1.1 kg’dır. En iri penguen türü olan imparator pengueni ise 30 kg ağırlığına ve 115 cm boyuna kadar ulaşabilmektedir. Fakat imparator pengueni bile atalarına göre pek iri değildir. Yaklaşık 37 milyon yıl önce Antartika yakınlarındaki Seymour adasında yaşayan Anthropornis’in boyu yaklaşık 170 cm’di.

Barış Özkök’ün bu yazısı 2005 yılında Halk’a  ve Olaylara Tercüman Gazetesi’nde yayımlandı.

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın