Indiana Jones’un dönüşü

Indiana Jones serisinin son filmi bu ay diğer ülkelerle aynı zamanda bizde de gösterime giriyor. Tüm zamanların belki de en sevilen film karakteri olan Indiana Jones, adını George Lucas’ın ‘Indiana’ isimli köpeğinden almıştı!

Indiana Jones serisinin ilk filmi “Kutsal Hazine Avcıları”, Paramount Picture’ın logosuyla başlar. Paramount’un logosu bir dağdır. Logo görünür. Yönetmen Steven Spielberg, logodaki dağa benzeyen bir dağ bulmuştur. Filmin ilk sahnesi bununla başlar. Birkaç saniye sonra Indiana Jones’un silüeti dağın önüne geçer. Arkası bize dönüktür. Durup dağa doğru bakar ve yürümeye devam eder. Ardından 5-6 kişi kişi daha gelmektedir.

1936 yılıdır. Bu küçük grup Güney Amerika’daki bir ormandadır. Tek sıra halinde dar patikalardan ilerlerler. Arada kaçıp gidenler olur. Sonunda iki kişi kalır. Bir mağaraya gelirler. Mağaranın karanlık, örümcek ağlarıyla dolu dar koridorunda meşalelerinin ışığında ilerlemeye başlarlar. Bir sürü tuzak  vardır. Birkaç defa ölüm tehlikesiyle burun buruna gelirler. Sonunda aradıkları şeyi bulurlar. Bu, İnkaların bereket figürüne benzeyen küçük bir heykeldir.

1981 yılında çevrilen ilk Indiana Jones filmi işte böyle başlamıştı. 1984’te ve 1989’da 2 devam filmi yapıldı. 1989’dan sonra tüm Indy severlerde yeni bir filmi beklentisi başladı. Artık bekleyiş sona erdi! Çünkü 1,5 hafta sonra yani 19 yıl aradan sonra çevrilen yeni Indiana Jones filmi, sinemalarda gösterime giriyor. Birkaç ay sonra 66 yaşına girecek olan başrol oyuncusu Harrison Ford’un böyle bir aksiyon filminde nasıl bir performans sergilediği de ayrı bir merak konusu tabii.

Magnum az kalsın Indy olacaktı!

Indiana Jones’un yaratıcısı George Lucas 1944’te ABD’de dünyaya gelir. Sinema eğitimi alır. 29 yaşındayken kendi film şirketini kurar. 4 yıl sonra  ilk “Yıldız Savaşları” filmini yapar. Bu filmde Harrison Ford, Han Solo karakterini canlandırır. Üç yıl sonra Yıldız Savaşları’nın devamı çekilir. Bunda da Harrison Ford  vardır. Yaptığı iki önemli filmde de Ford başrolde olduğu için, Indiana Jones rolü için Lucas önceleri ona pek sıcak bakmaz. Çünkü Harrison Ford takıntılı bir yönetmen gibi görünmek istemez. Başka seçenekler araştırılır. Sonunda Türk halkının Magnum dizisiyle tanıdığı Tom Selleck’le bir deneme çekimi yapılır. Selleck çok  başarılı olur. Tam onunla filme başlama hazırlıkları yapılırken, Selleck’in Magnum dizisi için anlaşma yapmış olduğu ortaya çıkar. Böylece rota Harrison Ford’a döner.

Indiana Jones, Lucas’ın yarattığı bir kahramandır. İlk başta adı “Indiana Smith”tir. Indiana, Lucas’ın aklına onun Indiana isimli köpeğinden gelmiştir. Filmin yönetmenliğini Steven Spielberg yapacaktır. Spielberg, Smith adını sevmez. Lucas, Jones’u önerir. Böylece Indiana Jones adı ortaya çıkar. Filmin senaryosunu Lawrence Kasdan’ın yazmasına karar verilir. Lucas, Spielberg ve Kasdan bir araya gelir. Yanlarında bir kayıt cihazı ve bir sürü boş kaset vardır. Üç gün boyunca hep beraber filmin senaryosunu konuştuktan sonra; Kasdan doldurdukları kasetlerle evinin yolunu tutar. Daktiloyla arası pek iyi olmadığı için el yazısıyla filmin senaryosunu yazar.

Indiana Jones

Indiana Jones, modern kahramanlardaki çift kişiliğe sahiptir. Dr Henry Jones Jr. yumuşak başlı, sıradan bir kolej profesörüdür. Superman’in B tarafı olan Clark Kent gibi o da gözlük takmaktadır. Dr Jones gözlüklerini çıkartıp, fötr şapkasını giyip, eline de kamçısını alınca bir macera adamına dönüşüverir. Yani Indiana Jones’a. George Lucas’a göre Indiana Jones, James Bond’un sıradan adam görümündeki versiyonudur. Fakat Indy’nin komik bir tarafı da vardır. Başı bir türlü dertten kurtulmaz. Diğer kahramanlarda olmayan bazı zayıflıkları vardır. Bu da izleyicinin kendini Indiana Jones’u yakın hissetmesini sağlar.

Indiana Jones, sinema ve edebiyat dünyasındaki bir çok karaktere ilham kaynağı da oldu. Bunlardan biri de Dan Brown’ın “The Da Vinci Code” isimli kitabının kahramanı Robert Langdon’dır. Kitap filme uyarlanınca başrolü Tom Hanks oynadı. Bunda Tom Hanks’in Harrison Ford’dan 14 yaş genç olmasının da payı olabilir. Fakat Brown kitabını yazarken kafasındaki Robert Langdon görüntüsü Harrison Ford’dur. Bundan kitabında da bahseder.

2004 ve 2007 yıllarında çevrilen ve Nicolas Cage’in Ben Gates isimli karakteri canlandırdığı National Treasure filmleri, farklı konulara sahip olsa da aklımıza ister istemez Indiana Jones’u getirir. Angelina Jolie’nin iki filmde canlandırdığı Lara Croft karakteri de adeta dişi bir Indiana Jones’tur. Daha bir sürü örnek var. Bunlar tabii ki Indiana Jones’u taklit etmek amacıyla ortaya çıkan eserler olmayabilir. Ama 30’unu geçmiş tüm sinema severlerin gözünde bunlar sadece birer taklit. Ama taklitler asıllarını yaşatır. Belki de bu yüzden 19 yıl boyunca Indiana Jones hiç unutulmadı…

Barış Özkök’ün bu yazısı 11 Mayıs 2008 tarihinde Akşam Gazetesi’nde yayımlandı.

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın