İnsanların rahatı için ortaya çıkan bir icat: giyotin

Ölüm makinası giyotini bulan kişinin asıl işi, insanları sağlıklarına kavuşturmaktı. Onun çizdiği planlara göre atölyesinde ilk giyotini yapan kişi ise bir piyano ustasıydı!

Joseph Ignace Guillotin

Günlük hayatta kullandığımız bazı araç ve gereçler adlarını mucitlerinden almıştır. Örneğin Rudolf Karl Diesel, dizel motora adını vermiştir. Fransızların yıllar boyu idam cezalarının infazında kullandığı giyotin de böyle bir araçtır. Adını, onu bulan kişiden almıştır. Yani doktor Joseph Ignace Guillotin’den…

Doktor Guillotin hayatı boyunca insanların rahat ve huzur içinde yaşamaları için çalışan bir adamdı. Millet Meclisi’nin bir üyesi olan Guillotin,  “Yaz günlerinin en sıcak saatlerinde üzerinde saatlerce oturduğumuz bu sıralar çok rahatsız. Bunların genişletilmesi ve daha rahat oturulabilir hale getirilmesi gerekiyor” diye Meclis’e teklif verecek kadar insanların rahatını düşünen biriydi. Dr. Guillotin bu teklifinden üç ay kadar sonra bir teklif daha verdi. 10 Ekim 1789’daki konuşmasında Dr. Guillotin, idam infazlarının, mahkumların kafalarını kesen bir makina ile gerçekleştirilmesini öneriyordu. Böylece infaz daha hızlı ve acısız bir şekilde uygulanabilecekti. Meclis bu öneriyi 1791’de kabul etti.

Hiç olmazsa ölürken eşitlik

Dr. Guillotin bu teklifi verdiğinde Fransız Devriminin henüz ilk dönemleriydi. Hergün bir çok insan idam ediliyordu. Ama herkes aynı şekilde öldürülmüyordu. Asillerin başı kılıç ya da balta ile uçuruluyordu. Ayrıca asillerin bu ölüm şekillerinden dilediklerini seçme hakları da vardı. Sıradan vatandaşlar ise bu kadar çabuk öldürülmüyordu. Bunların önce kemikleri kırılırdı. Can çekişirken de darağacında asılırlardı. Tabii kötünün de kötüsü vardı. Mesela diri diri yakılmak veya ellerine, ayaklarına dört at bağlanıp çekilerek parçalanmak gibi…

Bu infaz şekilleri Dr. Guillotin’i çok rahatsız ediyordu. Çünkü idam edilenler, suçları ne olursa olsun, sonuçta birer insandı ve eziyet edilmeden ölmeye hakları vardı. Dr. Guillotin’e göre zenginler ve fakirler hiç olmazsa ölümde eşit olmalıydılar. Öyle bir çare bulmalıydı ki, ölecek olan mümkün olduğu kadar az acı çeksin. Ona göre infaz, bir makinanın yardımıyla yerine getirilmeliydi. Bu da ancak, yukandan yıldırım hızıyla inen keskin bir bıçakla olabilirdi. Baş birden vücuttan ayrılacak ve her şey bir anda olup bitecekti.

Fransız İhtilali’nde kullanılan bir giyotin

Sonunda 3 Mayıs 1791 tarihinde çıkan bir kanunla, bütün idam mahkûmlarının başlarının bir makineyle kesileceği ilan edildi. Fakat ortada hala bunu yapabilecek bir makina yoktu. Bunun üzerine Doktor Guillotin işe girişti. İtalya, Iskoçya ve başka bazı yerlerde kullanılan kafa kesme makinalarından yola çıkarak bir kroki çizdi. Mahkum bir tahta üzerinde yüzükoyun yatırılacaktı. Mahkumun başının üstünde de iki direk arasında asılı duran bir bıçak olacaktı. Bıçak serbest bırakılıp aşağı inince mahkûmun başı bir anda kopacaktı.

İlk denemeler koyunlar üzerinde yapıldı

Doktor Guillotin yaptığı çizimleri Tobias Schmidt adında bir Alman’a verdi. Tobias Schmidt, bir piyano ustasıydı fakat bu proje çok ilgisini çekmişti. Planları alır almaz atölyesinde çalışmaya başladı. Schmidt makinayı yaptıktan sonra sıra bunun denenmesine gelmişti. İlk olarak birkaç koyun alındı. Bunlar tahtaya yatırılarak başları uçuruldu. Makinanın aksayan bir tarafı yok gibi görünüyordu. Daha sonra üç kadavra üzerinde deneme yaptılar. İlk ikisinde mükemmel bir şekilde işleyen bıçak, üçüncü cesedin başını güzel kesememişti.

Bu olay Kral XVI. Louis’in kulağına gitti. Mekaniğe büyük bir ilgisi olan kral makinada aksayan tarafı hemen tespit etti. Kralın uyarıları dikkate alınarak makinada gerekli değişiklikler yapıldı. Ne tecellidir ki dokuz ay sonra  kralın kellesi de bir giyotin ile uçurulacaktı…

Giyotinle öldürülen ilk mahkum

Giyotin ilk defa 25 Nisan 1792’de Nicolas Jean Pelletier adındaki bir adamın öldürülmesi için kullanıldı. Giyotinle idam edilen ilk siyasî mahkûm ise Louis David de Collenon oldu.

Giyotini icat ettikten sonra Dr Guillotin  Paris’ten uzaklaştı. Kuzey Ordusu’nda cerrah olarak çalışmaya başladı. İcat ettiği makina Paris’te binlerce insanını kellesini keserken, o insanlara hayat vermeye çalışıyordu!

Dr Guillotin  sessiz sakin bir hayat sürerken 76 yaşında doğal sebepler sonucu öldü. Bazıları onun kendi buluşu ile idam edildiğini söylese de o geçirdiği bir hastalık nedeniyle hayata veda etti. Onun ölümünden sonra çocukları bu ölüm aracının Guillotin olan adının değiştirilmesi için uğraştılar fakat başarılı olamadılar. Onlar da çareyi soyadlarını değiştirmekte buldular.

Kaynak: André Castelot’un bir yazısının Eser Tutel tarafından 1967’de yapılan çevirisi.

Barış Özkök’ün bu yazısı 1 Haziran 2008 tarihinde Akşam Gazetesi’nde yayımlandı.

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın