Ne kadar çok konuşursan o kadar az dinlersin; Ne kadar az konuşursan o kadar çok dinlersin.

Sıradan bir günde ne kadar konuşuyorsunuz ve ne kadar dinliyorsunuz? Tabii dinleme derken gerçek dinlemeden söz ediyorum, yoksa karşındaki konuşurken dinler gibi görünüp az sonra patlatacağınız o müthiş esprinin planlarını yaparken geçirdiğiniz zamanı kastetmiyorum.

Biraz düşündüğümüzde aslında ne kadar az dinlediğimizin farkına varırız. 

Bazıları karşılıklı konuşmayı bir rekabet işi olarak görür: En yüksek sesle en çok konuşanın ve en çok espri yapanın kazanacağı bir yarışma. Bu tür tipler hele bir de yeni ortama girerlerse iyice coşarlar; ne kadar eğlenceli, ne kadar esprili, ne kadar zeki olduğunu göstermek için tam anlamıyla kendilerini kaybederler.

Sürekli konuşan biri başkalarını dinleyemez, başkalarını dinlemezse onların fikirlerini de öğrenemez. İletişim bilgi alışverişi olduğuna göre; konuşan kişi bilgi verendir. Bu durumda dinleyen kişi de bilgiyi alan kişi olur. Sizce bu alışverişten kazançlı çıkan kim olur?

0 yorum yapılmış

Bu yazı için bir yorum yapın

Bu yazı hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Aşağıdaki formu kullanarak düşüncelerinizi diğer ziyaretçilerle paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir