Niye hindi diyoruz?

Birkaç hafta önce, hindi’nin Türkiye’den geldiği sanan İngilizlerin, bu hayvana “Turkey bird” adını verdiklerini sonra da kısaca “Turkey” dediklerini yazmıştım. Peki biz niye hindi diyoruz, onu hiç merak ettiniz mi?

On altıncı yüzyılın başlarında, hindinin Türkiye’den geldiğini dünyada İngilizlerden başka kimse düşünmüyordu. Onların dışında hemen herkes, Türkler de dahil olmak üzere, bu hayvanın Hindistan’dan geldiğini sanıyordu.

1492’de İspanya kraliçesi Isabella, Kristof Kolomb isimli denizcinin yapacağı seferin tüm masraflarını üstlendi. Kolomb, sürekli Batı’ya giderek Hindistan’a ulaşmak istiyordu. Sonunda Kolomb 1492’nin Ekim’inde Amerika kıtasına ulaştı. Fakat yeni bir kıtaya ayak bastığını bilmiyordu. Hindistan açıklarındaki bir adaya vardığını sanan Kolomb, buraya “Indies” (Batı Hint Adaları) adını verdi.

Kolomb’un yeni bir kıtaya ayak bastığı, ancak ölümünden sonra anlaşıldı. Yeni bir kıtanın keşfiyle, Avrupalılar bu toprakları sömürgeleştirmeye başladılar. Bugünkü Meksika topraklarına gelip hindiyle tanışan İspanyollar onu Avrupa’ya götürdüler.

Hindinin anavatanı olan Meksika’ya, Kolomb’dan ötürü “yeni Hint” denildiği için; Avrupalı milletler, bu hayvana kendi dillerinde “hintli hayvan” anlamında isimler verdiler. Biz de aynı nedenden ötürü, Arapça’da “hintli” anlamına gelen hindi kelimesini, bu hayvana isim olarak verdik.

Fakat işin en komik yanı şuydu: Birçok Avrupalı milletin Hindistan’dan geldiğini sandığı hindi, Hindistan’a Avrupa’dan yüz yıl kadar sonra gitmişti!

 

Bu yazı Haziran 2012’de Vatan Gazetesi’nde yayımlandı.

Bu konuda görüşlerinizi yazın