“Biz Nasrettin Hoca’nın torunlarıyız, mizah bizim kanımızda var” lafını çokça duyarız. Cem Yılmaz katıldığı bir televizyon programında; bizim Nasrettin Hoca kadar, ona “hocam koca göl maya tutar mı?” diye soran adamın da torunları olduğumuzu söylemişti. Doğru söze ne denir!

Mizah söz konusu olduğunda, en çok duyduğumuz klişe bu. Bunun bir benzeri de tarih için var: “şanlı ecdadımız….” ve “biz Fatih’in torunlarıyız…” diye başlayan cümlelerin tamamı işte bu gruba giriyor. Bu tür cümleleri kuranlar, tarihimizi sadece Osmanlı İmparatorluğu’ndan ve dört-beş padişahtan ibaret olarak görüyorlar.

Osmanlı tarihinde Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman gibi büyük şahsiyetlerin bulunduğu bir gerçek.  Ama merak ettiğim bir şey var: neden kimse söze, biz Deli İbrahim’in ya da I. Mustafa’nın torunlarıyız diye başlamaz! Onlar da bizim padişahlarımız değil mi? Fatih’in torunlarıysak, onların da torunları olmuyor muyuz?

0 yorum yapılmış

Bu yazı için bir yorum yapın

Bu yazı hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Aşağıdaki formu kullanarak düşüncelerinizi diğer ziyaretçilerle paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir