Sanal arkadaşlığın 40 yıllık hikayesi

Günümüzde pek çok insan Web’deki arkadaşlık sitelerine üye oluyor, yeni insanlarla tanışıyor.  Bazısı arkadaşlığını sanal dünyadan gerçek dünyaya taşıyor. İnsanların bu şekilde tanışmasının geçmişi tahmininizden çok daha eskilere dayanıyor. Tabii o zaman sistem çok daha farklıydı ve yavaş işliyordu…

80’ler ülkemizde bilgisayar kullanımının yaygınlaşmaya başladığı yıllardı. O zamanlar popüler iki bilgisayar modeli vardı. Biri İngiliz Sinclair firmasının Spectrum’u, diğeri de Amerikan malı Commodere 64’tü. İkisi de 1982’de piyasaya çıkmıştı. Spectrum’un en büyük özelliği ucuz fiyatıydı. Biraz da bu yüzünden kısa sürede İngiltere’nin en çok satan “kişisel bilgisayar”ı haline geldi.

Türkiye’deki bilgisayar meraklıları doğal olarak Commodere’cular ve Spectrum’cular diye ikiye ayrılmıştı. Gençler evlerine kapanıp, bu yeni dünyayı keşfetmeye çalışıyorlardı. O zamanlar genel görüş, bilgisayarın sosyal ilişkileri bozduğu yönündeydi. Çünkü ‘bilgisayarcı’ gençler odalarına kapanıp, kendi dünyalarında yaşamaya başlıyordu. Ama çok değil 5-6 yıl sonra işler değişmeye başladı. Bilgisayar fiyatlarının ucuzlaması, internetin yaygınlaşması birden bire bilgisayarı bir sosyalleşme aracı haline getiriverdi. Çünkü sanal sohbet araçları, forumlar, arkadaşlık siteleri bunların hepsi insanların sanal dünyada tanışmasını, sohbet etmesini sağlamaya başlamıştı.

Ancak bilgisayarın arkadaş bulmak için kullanılması aslında sandığımızdan daha eskiye dayanıyor. Yaklaşık 40 yıl önce ABD’de yaşayan iki genç, bir bilgisayar programı yardımıyla insanların kendilerine en uygun kişiyi bulmalarını sağlamaya çalışmışlardı.

Harvard’lı kafadarlar

1965 yılında Harvard’lı iki öğrenci  Jeff C. Tarr ve Vaughan Morrill ortak bir iş yapmaya karar verirler. Yapacakları şey, bilgisayar aracılığıyla birbirine uygun kişileri tespit edip, tanışmalarını sağlamaktır. Amaçları para kazanmak filan değildir. Sadece biraz eğlenmek ve güzel kızlarla tanışmaktır.

David L. Crump  ve Douglas H. Ginsburg soru formlarını hazırlar. Bunlar programa katılmak isteyen kişiler tarafından doldurulacaktır. Adaylar 3 $ karşılığında formları alabilmektedir.  (sonraki yıllarda Crump, Houston Üniversitesi’nde; Ginsburg da Harvard’da hukuk profesörü oldu)

Tarr ve Vaughan’ın fikirleri gayet güzeldir. 3 $ karşılığında birçok insan da formları doldurmuştur. Fakat küçük (!) bir problemleri vardır. Bu, ikisinin de bilgisayardan anlamamasıdır. Ama şansları yaver gider ve gerekli bilgisayar progamını 100 $ karşılığında hazırlayacak birini bulurlar. Program hazırlanır. Formlarla toplanan bilgi, punç kartlarına aktarılır. (Punç kartları 1970’lere kadar dijital bilgi depolamak için yaygın bir biçimde kullanılmıştır. Üzerlerine delikler açılırdı. Herşey karttaki deliklere göre belirleniyordu.) Tarr ve Vaughan kartlardaki bilgiyi değerlendirmek için bir bilgisayar kiralarlar. Her Pazar sabahı 2 ve 4 arası bu iş üzerinde çalışırlar. 6 hafta sonra ortaya bir liste çıkar. Bu liste kimin kimle eşleştiğini göstermektedir. Eşleşenlere birer mektup gönderirler. Bunlarda insanların eşleştikleri kişinin adı, telefon numarası bulunmaktadır.

“Operation Match” adını verdikleri sistem oldukça ilgi görür. Sadece 9 ayda 100 bin kolejli genç form doldurur. Bu da 300 bin $ demektir. Tarr, radyo ve televizyondaki şovlara katılmaya başlar. Dergilerde röportajları yayımlanmanır. Bu sayfada gördüğünüz fotoğraflar da Look dergisinin Şubat 1966 sayısında yayımlanmıştı. 1968’de “Operation Match”i sattıklarında 1 milyondan fazla kişiye hizmet vermiş bulunuyorlardı. Birçok insan da bu sistem sayesinde evlenmişti. Tabii bu arada işin bir başka boyutu daha var. 3 milyon $ civarında bir ciro, iki yıllık part-time bir iş için, hem de o yıllarda hiç de fena bir rakam sayılmaz.

Punch kartı

Jeff C. Tarr, 2003 yılında yapılan bir röportajda şunları söylemiş: “..bizim zamanımızda insanlarla tanışmak için bir bara gitmeniz gerekirdi. Fakat artık herkes çok meşgul. İnsanlara bilgisayar aracılığıyla tanışmak çok daha rahat geliyor.”

Büyük bir finans şirketinin yöneticiliğini yapan Jeff Tarr’ın eşiyle nasıl tanıştığını sanırım çoğunuz merak ediyorsunuzdur. Jeff Tarr, eşi Patricia ile Operation Match sayesinde tanışmadı. Klasik yöntemlerle tanıştı. Bir kız bir de erkek çocukları oldu. Kızları Jennifer 2004’te evlendi. Merak edenler için onu da yazayım. Jennifer, eşi Christopher ile Manhattan’da bir klüpte tanışmış. Chripstopher New York’ta faaliyet gösteren bir arkadaşlık sitesinin kurucularından biriymiş. Yani Tarr ailesinin ikinci kuşağı da dijital çöpçatanlık işine bir şekilde yine bulaşmış durumda.

Barış Özkök’ün bu yazısı 20 Nisan 2008 tarihinde Akşam Gazetesi’nde yayımlandı.

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın