Sevgililer günü ve kalp sembolü

Roma İmparatoruna karşı gelerek gizlice insanları evlendiren Valentin, idam edilmeden önce bir mektup yazmıştı. Valentin’in yazdığı bu mektup bir gelenek haline geldi. Onun ölüm yıldönümünde sevgililerin birbirine gönderdiği aşk mektuplarına valentin adı verildi.

Valentin gününün ya da bizdeki adıyla “Sevgilier Günü”nün nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Fakat 14 Şubat’ın nasıl romantik bir gün haline geldiğine dair iki teori vardır: 1) Romalıların “Lupercalia” festivali. Şölen arifesi olan 14 Şubat’ta bir kutlama yapılırdı. Bu festivalde kadınlar aşk mektupları yazar ve bunları büyük bir vazo içine koyardı. Romalı erkekler de bunlardan birini çeker ve mektup sahibinin peşine düşerdi.  2) Ortaçağda insanlar kuşların 14 Şubat’tan itibaren çiftleşmeye başladığına inanırdı.

Peki sevgililer gününe adını veren Aziz Valentin kimdir? Valentin 3. yüzyılda yaşamış bir papazdır. Roma İmparatorluğu’nda asker ihtiyacı ortaya çıkınca, İmparator II. Claudius halkın evlenmesini ve nişanlanmasını yasakladı. Claudius, evli erkeklerin savaşmak yerine evde oturmayı istediklerini düşünüyordu. Fakat iyi kalpli Valentin, imparatorun emrine karşı çıktı ve birçok çifti gizlice evlendirdi. Ancak yaptıkları öğrenilince Valentin tutuklandı ve hapsedildi.

Valentin hapisteyken onun davranışlarından etkilenen gardiyan ve ailesi Hıristiyan olur. Gardiyanın kör bir kızı vardır. Bir mucize sonucu kız görmeye başlar. Valentin 14 Şubat’ta idam edilir. Fakat idam edilmeden önce gardiyanın kızına bir veda mektubu yazar. Valentin’in yazdığı bu mektup, bir gelenek haline gelir. Sevgililer gününde insanların gönderdiği aşk mektuplarına “valentin” adı verilir.

İlk valentinler elde yapılırdı. Suluboya ve renkli mürekkep kullanarak süslenirdi. 1800’lerin sonunda ise hazır kartlar üretilmeye başlandı. Bu kartlar siyah beyaz basılırdı ve fabrika işçileri tarafından elde boyanarak renklendirilirdi. Yüzyılın sonunda ise artık valentinler tamamen makinalarda üretilmeye başlandı. Bu kartların çoğunun üzerinde, sevgililer gününü maskotu haline gelen Cupid’in resmi bulunur.

Roma mitolojisinde, aşk tanrıçası Venüs’ün Cupid (ihtiras) adında bir oğlu vardır. Bunun Yunan mitolojisindeki mukabili Eros’tur. Cupid rasgele attığı oklarla hem insanları hem de tanrıları yaralayan yaramaz bir çocuktur. Onun attığı oklarla yaralananlar büyük bir aşka düşerler. Ressamlar genellikle onu çıplak, çoğunlukla gözleri bağlı, kanatlı bir bebek olarak tasvir ederler.

Kalp sembolü

Tüm semboller içinde belki de en bilineni kalp sembolüdür. Birçok kültürde, binlerce yıldır bu sembol aşkla ilişkilendirmiştir. Bu nedenle sevgililer gününü en iyi temsil eden sembol de budur. Fakat bunun aşkla ilk kez ne zaman ilişkilendirildiği tam olarak bilinmemektedir. Sembollerin geçmişi, tarih öncesi insanların mağara duvarlarına çizdiği resimlere kadar gider. Arkeologlar tarafından bulunan en eski semboller ateş, su, toprak, güneş ve rüzgara aittir.

Kalp sembolünün ilk kullanıldığı yerlerden biri  Afrika’dır. Bu kıtada her kabilenin kendine özgü bir sembol kültürü vardır. Bunların en bilineni Mısır geleneğidir. En zengin geleneklerden bir diğeri de Ashanti’lere aittir. Bu insanlar Fildişi Sahili’nde ve Gana’da yaşarlar. Ashanti çocukları atalarına ait efsaneleri dinleyerek büyürler. Adinkra adı verilen giysilerin üzerinde bu hikayelerle ilgili resimler bulunur. Adinkra sembolizminde, bildiğimiz kalp şekli de bulunmaktadır. Buna Akoma (kalp) denir. Akoma sabır ve hoşgörüyü temsil eder. Akoma tek başına aşk anlamına gelmez. Fakat başka sembollerle bir araya geldiğinde, “birbirine bağlanmış kalpler” ya da “Sevgilim” (M’Akoma Tu Kofe) gibi anlamlara gelir.

Astrolojide yanyana duran iki kalp “arkadaşlık” anlamına gelir. Kalp sayısı bire inince, yani iki kalp bir olunca bu, “aşk”ı temsil eder.

Aşkı anlatırken bazen kalbe saplı bir ok da çizilir. Özellikle ağaçlara sevgilisiyle kendi adını kazıyan aşıklar bunu mutlaka çizer. Bu ok tahmin edeceğiniz gibi Cupid’in okudur.

Kalp sembolünün herhangi bir duyguyla bağlantılı olmadan kullanıldığı belki de tek yer iskambil kağıtlarıdır. Sting bu kartlar üzerindeki kalp şekline gönderme yaptığı şarkısında “bu benim kalbimin şekli değil” demiştir. Bildiğiniz gibi bu kalp şeklinin, gerçek kalp şekliyle hiçbir alakası yoktur. Sting’in tarot sembolizmine de yer verdiği “Shape of my heart” şarkısı, kumarı itibar ya da para kazanmak için oynamayan bir kumarbaz hakkındadır. Kumarbaz, “şansın kutsal geometrisi”ni keşfetmeye çalışmaktadır. Hayatı oyun kartları arasında geçen bu adamın, aşkını ifade ederken “bu benim kalbimin şekli” değil demesi ise çok anlamlıdır.

Şansın kutsal geometrisi, aşkın gizemli denklemi…  Bunları düşünürken sevdiğiniz insana güzel bir valentin hazırlamayı unutmayın sakın!

Barış Özkök’ün bu yazısı 10 Şubat 2008 tarihinde Akşam Gazetesi’nde yayımlandı.

Share Button

Bu konuda görüşlerinizi yazın