Özellikle sosyal medyada bir sürü “nasıl yapılır” videosu izliyoruz. Bunları izliyoruz ama, birkaç dakika sonra çoğu kafamızdan uçup gidiyor. Çünkü izlemiş olmak, öğrenmiş olduğumuz anlamına gelmiyor. Bir şeyi öğrenmenin en kalıcı yolu, onu bizzat yapmaktır. 

İstediğiniz kadar kek tarifi izleyin, bir kere olsun yapmazsanız, kek yapmayı bildiğini söyleyebilir misiniz?

Günlük hayatımızda irili ufaklı bir sürü problemle karşılaşıyoruz. Çoğu zaman tecrübelerimizden faydalanarak bunları hızlıca çözeriz. Fakat bazı problemler vardır ki, bunlar için kendi tecrübelerimiz yeterli olmaz. 

Cevabını aradığımız soru, evde hangi cins köpekleri daha rahat besleyebiliriz tarzında bir şeyse, Google’da basit bir aramayla onlarca sonuca ulaşabiliriz. Fakat bazı soruların çözümünü Google’da bulamayız. Mesela iş yerinde ya da okulda yaşadığınız bir sorun. Bunun çözümünü ancak kendiniz bulabilirsin. Bu tarz durumlarda, probleme sistematik bir yaklaşım gerekir.

İlk adım olarak, ortada gerçekten bir problem olup olmadığından emin olmamız gerekir. Bazen canımızı sıkan problemin aslında önemsiz bir şey olduğunu sakin kafayla düşününce anlarız. Eğer ortada gerçekten bir sorun varsa, ilk yapacağımız şey bunu analiz etmek olmalıdır. Einstein dünyayı kurtarmak için bir saati olsa, ilk 55 dakikayı problemi analiz etmek için, beş dakikayı da çözüm için harcayacağını boşuna söylememişti.

 Kendinize bazı sorular sorarak işe başlayabilirsiniz. Bu noktada amacımız sadece problemi net bir şekilde ifade etmek. “İçimde bir sıkıntı var ama ne olduğunu bilmiyorum” ya da “bugünlerde bana bir haller oluyor” tarzı ne olduğu belirsiz sorunların çözümü de olmaz. O yüzden öncelikle problemin ne olduğunu net bir şekilde belirlemeniz gerekiyor:

Yaşadığım sorun ne? Patronum bana çok iş veriyor

Benim istediğim ideal durum ne? Patronumun bana daha az iş vermesini istiyorum

İdeal duruma giden yoldaki engel ya da engeller ne? Patronumla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.

“Benden başka herkes keyfine bakıyor, patronum zaten manyağın teki, bütün işi bana yüklüyor, millet saat 6 oldu mu fırlayıp gidiyor, ben her akşam mesaiye kalıyorum, herkes iş yapmadan maaşını alıyor, bir tek ben çalışıyorum şirkette…” tarzı ifadeler sadece yorumdur. Bunlar gerçek bile olsa sizin probleminiz bunlar değil. Bunlara takılırsanız, problemi asla çözemezsiniz. Sadece yukarıdaki üç soruya verdiğiniz cevapları kullanarak, durumunu tek cümleyle ifade edin: Patronum bana çok fazla iş veriyor, bense daha az iş yapmak istiyorum fakat bunu onunla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.

Artık problemini net bir şekilde ifade etmiş oldunuz. Bunu çözüme giden yolun ilk durağı olarak kabul edin. Sıradaki eylem, patronunuzla kısa bir konuşma  yapmaktır. 

Peki nasıl bir konuşma yapacaksınız? Bunun için de yine kendinize sorular sorarak, cevabı bulabilirsin. 

 

Yazıda kullanılan görsel FREEPIK’ten alınmıştır. Designed by Yanalya

0 yorum yapılmış

Bu yazı için bir yorum yapın

Bu yazı hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Aşağıdaki formu kullanarak düşüncelerinizi diğer ziyaretçilerle paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir